27 Şubat 2026 Cuma
DOLAR 43.97 ₺
EURO 51.98 ₺
STERLIN 59.38 ₺
G.ALTIN 7,339.92 ₺
BİLEZİK 6,746.45 ₺
BTC 67,544.36 $
ETH 2,031.08 $
BİST 0.00

    SERKAN TİYANŞAN

    SERKAN TİYANŞAN

    KİMSE ELEŞTİRİDEN MUAF DEĞİLDİR

    Yayınlama: 20 Şubat 2026 Cuma 12:01 Güncelleme: 20 Şubat 2026 Cuma 12:02

    Haber Resmi

    FOÇAGÜNDEM - Kamuoyuna açık görev yapan herkes gibi gazeteciler de eleştirilebilir.

    Ancak eleştiri ile baskı arasındaki çizgi net olmalıdır.

    Bir gazetecinin “eleştirme” ya da “yazma” tercihi, telefon trafiğiyle şekillenmemelidir.

    Bu, kişisel mesele değil; kamusal ilke meselesidir.

    Bir kişi hakkında hukuki süreç başlatılmış olması, o kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.

    Aynı şekilde bir gazetecinin iddiaları yazması da suç isnadı değildir.

    Hukuk, iddia ile hükmü ayırır.

    Hükmü mahkemeler verir.

    Eğer ortada rahatsızlık varsa, bunun adresi yargıdır; kulis değil.

    Eğer ortada bir temizlik iddiası varsa, bunun güvencesi de yine hukuktur; telefon zincirleri değil.

     

    Şunu unutmamak gerekir: “Hakkımda konuşulmasın” talebi ile “Hakkımda iftira atılmasın” talebi aynı şey değildir.

    İlki mümkün değildir. İkincisi zaten hukukun konusudur.

    Kamuoyunda güven, susturarak değil; açıklıkla sağlanır.

    Şeffaflık, tehdit algısıyla değil; bilgiyle güçlenir.

    Bir gazetecinin arşivinde belge olduğunu söylemesi de tek başına suç değildir.

    Belgelerin yayınlanmaması ise sorumluluk tercihidir.

    Hukuki merciler talep ettiğinde paylaşılacak denmesi, yargıya güven beyanıdır.

     

    Meseleyi kişiler üzerinden değil, ilke üzerinden okumak gerekir:

    Kimse eleştiriden muaf değildir.

    Kimse peşinen suçlu da değildir.

     

    Sonuçta herkes için en güvenli zemin hukuktur.

    Gerçekten tertemiz olan için süreç tehdit değil, teminattır.

     

    SERKAN TİYANŞAN