SELAM OLSUN BABAMA VE TÜM İŞÇİLERE

Bu köşe yazımı beni ve ablamı okutmak için çok uzun yıllar devletimize emek vermiş bir işçi babanın evladı olarak yazdığımı bilmenizi isterim.Yazımı şu an büyükşehirden doğup büyüdüğü topraklara , Edremit'e göç eden, işçi emekli maaşı ile kıt kanaat geçinmeye çalışan 87 yaşındaki babama hürmetlerimle ithaf etmek, o nasırlı ellerini öptüğümü söyleyerek giriş yapmak isterim.
***
Bugün takvimler yine o mağrur günü gösteriyor. Baharın en taze sabahında, işçinin tulumuna sinen ter kokusunun, bir halkın özgürlük çığlığıyla karıştığı o büyük günün adıdır 1 Mayıs. Kimine göre sadece bir tatil, kimine göre bir yürüyüş; ama bu topraklarda yaşayanlar için 1 Mayıs, hafızamızın en derin sızısı ve en büyük onurudur.
Türkiye’de 1 Mayıs’ı yazmak, sadece bir bayramı kutlamak değildir; bir yasın, bir mücadelenin ve hiç sönmeyen bir umudun tarihini kağıda dökmektir.Liseli yıllarımda da, üniversiteli yıllarımda da kağıda çok döktük 1 Mayıs'ı.Yıllar sonra meydanlarda çok şarkılar da söyledim büyük kalabalıklara 1 Mayıs ile ilgili. Allah şimdi kendi gazetemde, haber sitemde yazmayı nasip etti.Şükürler olsun.
***
Yıl 1977 ... İstanbul Bakırköy'de oturuyorduk.Bakıköy Pilot Cengiz Topel İlkokulu'na o yıl başlamıştım.Hafızası sağlam bir birey olarak hayal mayal hatırladığımı söylemeyeceğim.Herşeyi net bir film karesi gibi hatırlıyorum.Çünkü hergün olayların yaşandığı, duvarlara sloganların yazıldığı, annemin babamın camdan uzak durun dediği yıllardı o yıllar.İstiklal Marşı ile açılan TRT'nin İstiklal Marşı ile kapandığı, siyah beyaz televizyonların hüküm sürdüğü yıllar. ( Bu arada televizyon sabahları İstiklal Marşı ile yayına başladığında ayağa kalktığımızı, akşam yatarken yine televizyon İstiklal Marşı ile kapanırken evin içinde aynı şekilde ayağa kalktığımızı söylemeden de geçemeyeceğim)
Hangi yürek dayanır o günü hatırlayıp da titrememeye? 1 Mayıs denince zihnimizde beliren ilk görüntü, Taksim Meydanı’nın o mahşeri kalabalığı ve ardından gelen o korkunç sessizliktir. 1977 yılında, yüz binlerce işçi, el ele, omuz omuza bir dünya kurma hayaliyle meydandaydı. Gülüşler vardı, pankartlar vardı, gelecekten beklentiler vardı.
Ancak o akşamüstü, kurşunlar yağmaya başladığında, Türkiye’nin kalbi durdu. O gün 34 canımız, o meydanın soğuk betonlarında son nefeslerini verdi. Kazancı Yokuşu, sadece bir yol değil; ezilenlerin, birbirini kurtarmaya çalışırken can verenlerin feryadı oldu. O gün meydan bayram yeri değil, bir matem yerine dönüştü. Ve o günden sonra Taksim, işçinin sadece meydanı değil, aynı zamanda yarası oldu.
1980 askeri darbesinin o karanlık gölgesi, işçinin elindeki karanfili de, dilindeki marşı da koparıp almak istedi. 1 Mayıs yasaklandı, ismi "Bahar Bayramı"na evrildi, unutturulmaya çalışıldı. Ama bu toprakların işçisi unutmadı. Fabrikalarda gizli gizli kutlanan, her sokak başında polisle burun buruna gelinen o zorlu yıllar...
Her şeye rağmen, "Emeğin en yüce değer" olduğunu savunanlar, copların ve biber gazlarının gölgesinde o ruhu ayakta tuttu. Çünkü 1 Mayıs, sadece bir gün değil, bir haysiyet meselesiydi.
Bugün 1 Mayıs’ı yine kutluyoruz. Kimi zaman coşkuyla, kimi zaman yine yasaklarla boğuşarak. Fabrika önlerinde, hastane koridorlarında, maden ocaklarının binlerce metre altında ter dökenlerin günü bu. Bugünün işçisi sadece tulum giyenler değil; plazalarda sabahlayan, kurye motoru üzerinde rüzgara direnen, evde görünmeyen emeğiyle dünyayı döndüren kadınlardır, annemdir, ablamdır mesela...
Zaman değişti, teknoloji değişti ama o nasırlı ellerin adalete duyduğu özlem hiç değişmedi. Hala "eşit işe eşit ücret", hala "insanca yaşam" diyoruz. Hala her 1 Mayıs sabahı, gözümüz o yasaklı ya da serbest Taksim Meydanı’na takılıyor; çünkü biliyoruz ki, geçmişin borcu ödenmeden gelecek inşa edilemez.
Bu bayram, bir sınıfın değil, insanlığın onur bayramıdır. Alın terinin rengi, dili, ırkı olmaz. O ter damlası yere düştüğünde, toprağı yeşerten en kutsal sudur.
Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçi, yaşasın emek!
Selam olsun babamın o nasırlı ellerine, selam olsun tüm işçilere
HAKAN DOĞANAY I Foça Gündem & FOG TV Genel Yayın Yönetmeni I 01.05.2026
www.instagram.com/focagundemnet
www.instagram.com/hakandoganayofficial
www.instagram.com/hakanla.geziyorum