BÜYÜK TORPİL ÇIKMAZI FOÇA

FOÇAGÜNDEM - Bir toplumun omurgası ne ekonomisidir ne de yolları; bir toplumu ayakta tutan yegâne kolon liyakattır. Kelime anlamıyla "layık olma, yaraşma" şeklinde tarif edilen liyakat, modern devlet mekanizmasının en temel dişlisidir. Ancak bugün Türkiye’nin her köşesinde bu dişlinin kırıldığını, yerine "sadakat" ve "akrabalık" gibi paslı vidaların takıldığını görüyoruz.
Türkiye'de liyakat sorunu, bana göre artık bir "eleştiri" olmaktan çıkıp bir beka sorunu haline gelmiştir. Devletin en mahrem kurumlarından en küçük belediye birimlerine kadar sirayet eden "bizden olsun" anlayışı, nitelikli iş gücünün göç etmesine, kalanların ise umutsuzluk sarmalına girmesine neden olmuştur.Bugün bu sorunu Türkiye genelinden Foça'ya kadar çok net yaşıyoruz.
KPSS’den en yüksek puanı alan gençlerin, bir odada beş dakika süren mülakatlarla elendiği bir düzende liyakatten söz etmek, halkın aklıyla alay etmektir.
İşin ehline verilmediği her noktada hizmet kalitesi düşer, yolsuzluk kapıları aralanır ve kurumlara olan güven sıfırlanır.
Ege’nin İncisi İzmir: Modernlik Liyakate Yetiyor mu?
İzmir, "Türkiye’nin en modern şehri" ve "demokrasinin kalesi" olarak anılmanın gururunu yaşıyor. Ancak modernlik sadece yaşam tarzıyla mı ölçülür, yoksa yönetim biçimiyle mi? Maalesef İzmir, yerel yönetimlerdeki kadrolaşma ve ahbap-çavuş ilişkileri konusunda Türkiye ortalamasından çok da uzak değil.
İzmir’de siyasetin "kale" mantığıyla yapılması, liyakatin önüne bir set çekiyor. "Nasıl olsa kazanıyoruz" rahatlığı, belediyelerin liyakatli bürokratlar yerine, siyasi denge hesaplarıyla atanan isimlerle dolmasına neden oluyor.
Konstrüksiyon eğitimi almış bir gazeteci, televizyoncu, köşe yazarı ya da herneysem neyim bana göre İzmir’in en büyük ironisi şu ; Altyapıdan sosyal yardımlara kadar yaşanan kronik sorunların temelinde, mühendislik dehasının değil, siyasi sadakatin ödüllendirilmesi yatıyor.
Foça: Şirin Bir Kasabanın "Büyük" Torpil Çıkmazı
Gelelim Foça’ya… Deniziyle, tarihiyle, sakinliğiyle büyüleyen bizim şirin kasabamıza. Dışarıdan bakıldığında çok huzurlu bir sahil kasabası gibi gözüken Foça, yönetimsel düzlemde liyakat krizinin en çıplak haliyle gözlemlendiği yerlerden biridir.
Küçük yerlerde liyakat sorunu daha derinden hissedilir; çünkü herkes birbirini tanır. Foça Belediyesi ve yerel yönetim birimlerinde;
Bir işe girmek için gereken şey "diploma ve tecrübe" değil, "falancanın akrabası veya filancanın referansı" olmaksa, orada o kasabanın ruhu kirlenmiş demektir.Bu konu, Foça'da uzun süredir yaşanmakta ancak son dönemde ayyuka çıkmıştır.Foça Belediyesi ahbap çavuş akraba ilişkisini geçmiş, Belediye Başkanı'nın, meclis üyelerinin, eski veya yeni siyasi isimlerin akrabaları, eşi dostu ile doldurulmuştur.
Kısıtlı bütçesi olan küçük bir belediyenin, iş bilmez kadrolarla yönetilmesi sadece bir yönetim hatası değil, Foça halkına karşı işlenmiş bir suçtur.
Foça’nın o eşsiz doğası ve mirası, vizyonsuz ve sadece "parti aidiyeti" üzerinden koltuk işgal edenlerin ellerinde heba edilmektedir.
Sonuç: Liyakat Bir Tercih Değil, Zorunluluktur
Türkiye’den İzmir’e, İzmir’den Foça’ya uzanan bu hiyerarşik çürüme, toplumun her hücresini zehirliyor. Modernlik maskesi takmak veya "ilerici" olduğunu iddia etmek, liyakatsizliği örtbas etmeye yetmez.
Eğer İzmir ve Foça, Türkiye’ye örnek olmak istiyorsa; önce kendi içindeki "torpil" ve "kayırmacılık" virüsünü temizlemelidir. Aksi takdirde, dökülen asfaltlar da, parlatılan sahil şeritleri de bu yönetimsel enkazın altında kalmaya mahkumdur.
"Adaletin olmadığı yerde liyakat, liyakatin olmadığı yerde ise gelecek yoktur."
HAKAN DOĞANAY I Foça Gündem & FOG TV Genel Yyaın Yönetmeni I 27.04.2026
www.instagram.com/hakandoganayofficial
www.instagram.com/focagundem.net
www.instagram.com/hakanla.geziyorum