Türkiye, “Terörsüz Türkiye” sürecinde tarihi bir dönemeçten geçerken TBMM Genel Kurulu’ndaki 467 “evet” oyuyla önemli bir adım atıldı. Ancak oylamaya “evet” vereceğini açıklayan YENİ Parti yönetimine rağmen 54 milletvekilinin “hayır”, yalnızca 35 vekilin “evet” oyu kullanması dikkat çekti. CHP’yi bölen yeni hareket daha yolun başında kendi içinde bölündü. 

Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Türkiye'nin demokratik olgunluğuna dikkat çekerek, "Çoğulcu demokrasiye neden aşık olduğumuzu biz zaten 15 Temmuz'da ortaya koymuştuk. Hem Cumhuriyet hem demokrasi artık bu milletin kaderi. Ve bu demokratik geleneğe ilişkin olarak da kurduğumuz komisyon 51 kişilikti. Tüm siyasi partilerden milletvekilleri vardı. Genel iradenin, hatta ortak iradenin tecelli etmesi amacıyla komisyonda tüm milletvekillerine söz verildi" ifadelerini kullandı.

Sürecin şeffaflığını anlatan Orallı, "Gaziler dinlendi, şehit yakınları dinlendi, akademisyenler dinlendi... 24-25 tane ayrı oturum yapıldı ve bir kanun taslağı, çerçeve metin ortaya çıktı. Şimdi bana gelip de 'Türkiye demokrasi liginde sınıfta kaldı, otorite çok öne çıktı' diyemezsiniz efendim" sözleriyle demokrasi vurgusu yaptı.

MİLLETİN YÜZDE 95'İ MECLİS'TE TEMSİL EDİLİYOR

Oylamanın tarihi niteliğine vurgu yapan Levent Ersin Orallı, "Tarihi bir oylama olduğu için milletvekillerinin katılması beklendi. Çünkü böyle oylamalarda çekimser kalmamanız beklenir. Yani bu ya 'Evet'tir artık ya 'Hayır'dır. 467 tane milletvekili 'Evet' diyor. Son seçimlerde Türkiye'de seçmenin %95'inin oyu Meclis'te milletvekilleri aracılığıyla temsil edildi. Çok geniş bir kitle 'Evet' diyor" şeklinde konuştu.

TERÖRÜN EKONOMİK VE SOSYAL BEDELİ

Takvim Gazetesi Yazarı Ekrem Kızıltaş, Meclis'teki oylamanın referandumdan bile daha anlamlı bir sonuç doğurduğunu belirterek, "Bu tablo bize bunun referandumdan bile daha anlamlı bir sonuç olduğunu gösteriyor bence. Tarihte önemli dönemlerde yapılan oylamalarda bu kadar yüksek bir oy oranına ulaşıldığı bildiğim kadarıyla da yok" ifadelerini kullandı. Terörün Türkiye'den götürdüklerine değinen Kızıltaş, "Karşımızda 50 yıla yaklaşan bir terör belası var. Cumhurbaşkanımızın en son 2,3 trilyon dolarlık bir kayıptan bahsetti. Teröre bu kadar para harcanmamış olsaydı bugünkü Türkiye'nin hayat standartlarının bugünkünden çok daha yukarıda olabileceğini söyleyebiliriz" sözlerini kaydetti.

ÖZGÜR ÖZEL VE YENİ PARTİ'DEKİ 54 "HAYIR" ÇATLAĞI

Muhalefetin sergilediği tutarsızlığı eleştiren Ekrem Kızıltaş, özellikle YENİ Parti liderliğinin yaşadığı hezimete dikkat çekerek, "Karşımızda Özgür Özel konusu akla geldiğinde, son derece ikircikli davranan ve ilk ciddi sınavında bence ciddi şekilde açığa düşen bir tabloyla karşı karşıyayız. Neden? 'Ben ve işte yönetici arkadaşlarımız Evet diyeceğiz, diğerlerini kendilerine bırakıyorum' falan dedi. Ancak orada 54 kişinin 'Hayır' oyu vermesi, liderlik ve parti disiplini açısından sakil bir tablo oluşturdu" ifadelerini kullandı.

ÖZEL-İMAMOĞLU AYRIŞMASI OYLAMAYA MI YANSIDI?

Kızıltaş, muhalefetin milletin iradesinden koptuğunu belirterek, "Sosyal medya mesajlarıyla milletle kucaklaşmaktan bahseden Silivri'deki zat ve eşinin mesajları mesela öne çıktı. Bir dakika ya! 'Millet' dediğiniz 467 milletvekilinin ortaya koyduğu bir irade var. Milletin, 86 milyonun bunu istediğini de biliyoruz. Sizin kendinize göre ayrı hesaplarınız olabilir ama eninde sonunda milletle kucaklaşmak, milletle beraber olmak, milletin sesi olmak dediğiniz şey milletin istediği noktada olmakla yakından alakalı bir şeydir. Dolayısıyla karşımızda bence sakil, berbat bir tablo var. İzahı mümkün olmayan bir tablo var." diyerek sözlerini tamamladı.