BAŞROLLERDE ÖZGÜR ÖZEL & CEMİL TUGAY "ZOKA" SİNEMALARDA
FOÇAGÜNDEM - Son günlerde siyaset sahnemizde, Hollywood’un usta yönetmenlerini bile kıskandıracak bir "gişe filmi" vizyona girdi. Başrolde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay var. Senaryoya göre Sayın Tugay, CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçecekmiş! Kulishaberler havada uçuşuyor, flaşlar patlıyor, son dakikalar ekranları kırmızıya boyuyor...
Fakat gelin, bilet alıp sinema salonuna girmeden önce şu afişe biraz daha yakından bakalım. Çünkü bana sorarsanız; ekranda izlediğimiz şey bir haber bülteni değil, kafası cinliğe fazlasıyla çalışan Özgür Özel ve onun üstün yetenekli "senaryo ekibinin" kaleme aldığı devasa bir prodüksiyon.
Hazırsanız, filmin anatomisini çıkarıyorum.
"Zokayı Yutanlar" ve "Yutmuş Gibi Yapanlar" Derneği
Bir filmin inandırıcı olması için figüranlara ve figüranların seyirciyi ikna etmesine ihtiyaç vardır. İktidara yakın medya grupları, bu senaryonun en saf izleyicileri olarak zokayı çoktan, hem de hiç çiğnemeden yuttular. Koşarak salonun en ön sırasına oturdular.
Peki ya Özgür Özel ve ekibine yakın medya? Onlar bu filmin "cast ajansı" gibi çalışıyor. Zokayı yutmuş numarası yaparak prodüksiyonu devasa bir illüzyona çeviriyorlar. Dün CHP kulislerinin, bugün ise "Yeni Parti"nin sadık habercisi Nevşin Mengü’nün ortaya saldığı o gizemli "duyumlar"... Bugün Sözcü Gazetesi’nin manşetinden patlayan o dramatik "Özgür Özel için büyük şok! Kale el mi değiştiriyor?" feryatları...
Bunların hiçbiri tesadüf değil efendim; bunlar filmin fragmanını vizyona sokma çalışmalarıdır, PR faaliyetidir!
Peki Bu Film Neden Çekiliyor? Motivasyon Ne?
Şimdi asıl can alıcı soruya gelelim: Özgür Özel neden böyle bir tezgaha ihtiyaç duysun?
Çok basit: Arınma ve kahraman yaratma ihtiyacı. Sayın Özel, kendisi dahil yakın çevresindeki kadroların siyaseten öyle pek de "sütten çıkmış ak kaşık" olmadığının, yıpranmışlıkların ziyadesiyle farkında. Eski yüzlerle "Yeni Parti" kurulmaz. Vitrine koyacak, "Bakın, ne kadar da temiz, ne kadar da dürüst!" diyebileceği yepyeni bir kahramana ihtiyacı var.
Bu jön rolü için de, ta eczacılık yıllarından beri yakın dostu olan Dr. Cemil Tugay’dan daha "biçilmiş kaftan" kim olabilir?
Büyük Final: Kahramanın Doğuşu
Senaryonun ilerleyen sahneleri şimdiden belli. Bu dedikodular medyada fokur fokur kaynatılacak. Ateşin altı iyice açılacak. "Gitti, gidiyor, yola çıktı" manşetleri atılırken, gerilimin en tepe noktasında Dr. Cemil Tugay kameraların karşısına geçecek.
Gözlerini kısarak, o beklenen epik tiradı atacak: "Siz ne diyorsunuz yahu? Akıl var mantık var! Ben Ata’dan, dededen CHP’liyim. Asla böyle bir şey olamaz!"
Medya bir an nefesini tutacak. Ve hemen ardından o büyük hamle gelecek: Tugay, o "tertemiz, ilkeli, dik duruşlu" imajıyla, adeta bir pelerin takarak Yeni Parti saflarına bir kahraman olarak katılacak. Özgür Özel de böylece, elinde hiçbir suça, şaibeye karışmamış, medyada "büyük sadakat testinden" başarıyla geçmiş bir süper kahramanla şovunu yapacak.
Bitmedi! Filmin bir de "after-credits" (jenerik sonrası) sahnesi olabilir. "Ben partimde kalacağım" diye açıklamalar yapan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın bu sözlerini pek inandırıcı bulmuyorum. Bu prodüksiyona yakın zamanda o da dahil edilirse, kimse şaşırmasın. Zira bu isimlerin Yeni Parti’ye geçmesi, Özgür Özel’in o eskilerle kurduğu yeni yapısını "kutsal suyla" yıkaması, arındırması anlamına geliyor.
Sezar'ın Hakkı Sezar'a...
Şimdi İzmir medyasında "Eğer bu dedikodular asılsız çıkarsa mesleği masaya koyarım, gazeteciliği bırakırım" diye büyük büyük laflar edip kahramanlık taslayanlara... Ulusal basında yıllardır CHP’den, şimdilerde ise "Yeni Parti" rüzgarından yelkenini şişiren o koca koca medya kuruluşlarına ve saygın(!) gazetecilere uzaktan bakıp sadece gülümsüyorum.
Yanlış anlaşılmasın, benim bu yazdıklarım tamamen şahsi okumam, siyasi bir tez. Kimilerine ütopik bir "Matrix" senaryosu gibi de gelebilir.
Ben o gazeteciler gibi büyük konuşmuyorum. Aksi çıkarsa "mesleği bırakırım, dağa çıkarım" gibi iddialarım yok, alt tarafı bir öngörüde bulundum der geçerim.
Ama yarın öbür gün, bu filmin galası benim anlattığım senaryoyla yapılırsa... Sayın Özel'in o "tertemiz kahramanı" alkışlar eşliğinde sahneye çıkarsa... Sizden tek bir ricam var:
Hiç kıvırmadan, dürüstçe Sezar’ın hakkını Sezar’a vereceksiniz, anlaştık mı?
HAKAN DOĞANAY I Foça Gündem & FOG TV Genel Yayın Yönetmeni I 29.07.2026
www.instagram.com/focagundemnet
