BAK SANİYE HANIM, NEZAKETİNİ KAYBEDEN KOLTUĞUNU KAYBEDER

FOÇAGÜNDEM - Demokrasi dediğimiz kurum, yalnızca sandıktan çıkan oy sayılarından ibaret olsaydı, dünyanın en ilkel yönetim biçimlerinden biri olurdu. Demokrasiyi asıl var eden; o sandığın arkasındaki iradeye, meclis çatısı altındaki çok sesliliğe ve en önemlisi de kamusal makamı işgal edenlerin takınmak zorunda olduğu asgari nezakete dayanır. Ne yazık ki Foça, son meclis toplantısında bu değerlerin yerle yeksan edildiği, siyasi tarihe kara bir leke olarak geçecek trajik bir tiyatroya sahne oldu.
İki aylık bir aranın ardından Olağan Belediye Meclis Toplantısı’na katılan Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı’nın, dilek ve temenniler bölümünde karşılaştığı sorular karşısında sergilediği tutum, kelimenin tam anlamıyla bir basiret tutulmasıdır.
Meclis Üyesi Murat Yıldız, elinde resmi belgelerle, gayet hazırlıklı bir şekilde, seçmeninin kendisine verdiği denetleme yetkisini kullanarak sorular yöneltiyor. Karşısındaki hitap tarzı son derece net ve saygılı: "Sayın Başkan..." Peki, Foça’nın en üst makamında oturan ismin yanıtı ne oluyor? Öfke nöbetleri, çığlıklar ve kulakları tırmalayan o çiğ itiraf: "Ben bağırırım, ben bağırırım!"
Sayın Fıçı, siz nereyi yönetiyorsunuz? Burası bir belediye meclisi mi, yoksa kişisel ego ve öfke patlamalarınızı canlı yayını kestirerek gizlemeye çalıştığınız kapalı bir arena mı?
Bu ilk de değil. Kamuoyu ve yerel basın, Sayın Başkan’ın öfke kontrolü sorunlarını, daha önce de profesyonel destek alması gerektiği yorumlarına yol açan benzer çıkışlarını gayet iyi hatırlıyor. Ancak bu son olay, bardağı taşıran damla olmuştur. Bir belediye başkanının sığınacağı son liman "Ben 10.200 oy aldım" diyerek kibirlenmek, halkın bir kesimini hakir görmek olamaz.
Siyasetin temel matematik ve ahlak dersini buradan hatırlatmak şart oldu: Siz 10.193 oy almış olabilirsiniz; fakat o salonda çığlık çığlığa bağırdığınız, susturmaya çalıştığınız meclis üyesinin arkasında da bu ilçenin 8.121 seçmeninin iradesi var! Sizin oyunuz helal de, muhalefete verilen oylar gayrimeşru mu? Halkın neredeyse yarısının iradesini temsil eden insanları azarlamak, aslında doğrudan Foça halkına parmak sallamaktır.
Nitekim bu tahammülsüzlüğe karşı muhalefetten Murat Yıldız, Özlem Erbey, Tolga Çetin ve hatta kendi partisinden (CHP) Çiğdem Yenipazar’ın meclisi terk etmesi, vicdanı olan her siyasetçinin vermesi gereken demokratik bir tepkiydi. (Burada, Ak Parti meclis üyesi Hüsnü Boztepe’nin salonda kalarak bu saygısızlığa sessiz bir dekor olmayı seçmesi de ayrı bir siyasi basiretsizlik olarak hafızalara kazınmıştır.)
Sayın Saniye Fıçı; O koltuk size kimseye bağırma, insanları aşağılama ya da gerçeklerin belgelendiği sorular karşısında canlı yayını sansürleme hakkı vermez. Aldığınız oylar size güç değil, sorumluluk ve nezaket yükler.
Foça Belediye Başkanı’nın meclis üyesi Murat Yıldız’a çok büyük bir özür borcu vardır. Ve hatta o siyasi rozeti bir kenara bırakarak; muhalefete oy vermiş, bu ilçede yaşayan, meclis üyesi nezdinde iradesi çiğnenen tüm Foça seçmeninden acilen helallik istemelidir.
Unutmayın; bağırarak sadece sesinizin desibelini yükseltirsiniz, haklılığınızı değil. Ve hiçbir koltuk, arkasındaki kibri sonsuza kadar taşıyamaz.
HAKAN DOĞANAY I Foça Gündem & FOG TV Genel Yayın Yönetmeni I 06.07.2026
www.instagram.com/focagundemnet
www.instagram.com/hakandoganayofficial
www.instagram.com/hakanla.geziyorum