27 Şubat 2026 Cuma
DOLAR 43.97 ₺
EURO 51.98 ₺
STERLIN 59.38 ₺
G.ALTIN 7,339.92 ₺
BİLEZİK 6,746.45 ₺
BTC 67,544.36 $
ETH 2,031.08 $
BİST 0.00

    HAKAN DOĞANAY

    HAKAN DOĞANAY

    KÖRLER SAĞIRLAR BİRBİRLERİNİ AĞIRLAR

    Yayınlama: 22 Şubat 2026 Pazar 08:36 Güncelleme: 22 Şubat 2026 Pazar 08:38

    Haber Resmi

    FOÇAGÜNDEM - Türkçenin o keskin zekasıyla süzülüp gelen “Körler sağırlar, birbirini ağırlar” deyimi, dışarıya kapalı, liyakatten uzak ve sadece karşılıklı çıkarlara dayanan toplulukları tarif etmek için kullanılan en isabetli yergi araçlarından biridir. Özünde, birbirinin kusurunu görmezden gelen, birbirini haksız yere öven ve bu "al gülüm ver gülüm" düzeni içinde sahte bir memnuniyet illüzyonu yaratanların trajikomik halini anlatır.

    Ancak bu deyim, asıl yıkıcı etkisini bireysel ilişkilerden ziyade siyasetin o gri koridorlarında gösterir.

    Siyaset mekanizması, doğası gereği eleştiriye ve farklı seslere ihtiyaç duyar. Fakat günümüz siyaset pratiğinde, liderlerin ve partilerin çevresinde kurulan o kemikleşmiş yapılar, bu deyimin ete kemiğe bürünmüş halidir.

    Siyasetçi, çevresini sadece onu onaylayan, hatalarını halının altına süpüren ve her adımını "dahiyane bir hamle" olarak niteleyen isimlerle doldurduğunda; gerçeklikle bağı kopar.

     "Kör ve sağır" olma hali burada mecazdan gerçeğe döner: Yanlışı görmeyen gözler ve halkın feryadını duymayan kulaklar, sadece koltuk iklimini korumak için birbirine methiyeler düzer.

    Aynı ideolojik mahalleden gelip, aynı dar pencereden bakanların oluşturduğu bu yapılar, dışarıdaki toplumsal değişimi okuyamaz hale gelir. Birbirlerini ağırlarken, aslında kendi siyasi sonlarını hazırlayan bir konfor alanına hapsolurlar.

    Bir siyasi yapı içinde "körler ve sağırlar" çoğunluğu ele geçirdiğinde, orada artık kamu yararı değil, grubun bekası öncelikli hale gelir. Birbirini ağırlayan bu kitleler, toplumun geniş kesimlerine hitap ettiklerini sanırken aslında sadece kendi yankı odalarında yankılanan sesi "halkın sesi" zannederler.

    Gerçek siyaset, birbirini ağırlayanların konforunu bozmak; görmeyenin gözü, duymayanın kulağı olabilmektir. 

    Siyasetin bu "kendi kendine yeten" yapısı, sadece karar vericileri değil, aynı zamanda o yapıya gönül veren seçmen kitlesini de benzer bir sarmalın içine çeker. "Körler sağırlar birbirini ağırlar" durumu seçmen bazında gerçekleştiğinde, ortaya toplumsal kutuplaşmanın en sert hali çıkar.

    Siyasette bu deyimin hüküm sürmesi, demokratik denetim mekanizmalarının felç olması demektir. Seçmen, siyasetçinin birbirini ağırladığı sofrayı dağıtmak yerine o sofraya oturmaya çalıştığında, denetleyen değil; kör ve sağır korosuna eşlik eden bir figür haline gelir.

    Yerel yönetimlerde bu deyim, genellikle "bizim çocuklar" sendromuyla hayat bulur. Bir belediye başkanı, bir meclis üyesi ya da yerel bir siyasi figür; çevresini liyakatli uzmanlar yerine, kendisine asla "hayır" demeyecek, her kararını alkışlayacak bir yakın çevreyle kuşattığında Foça’nın sokakları ile belediyenin koridorları arasındaki mesafe açılmaya başlar.

    Vatandaş çarşıda fahiş fiyatlardan, yollardaki bozukluktan ya da altyapı yetersizliğinden dert yanarken; siyasi yapının içindeki "ağırlama" sofrasında sadece yapılan birkaç makyajlı iş konuşulur. Sokaktaki feryadı duymayan kulaklar (sağırlar) ve yanlış giden projeleri görmeyen gözler (körler), birbirlerine başarı plaketleri dağıtmaya devam eder.

    Yerel siyasette bazen, dışarıdan gelen ve kenti tanımayan isimlerin liyakat yerine sadece siyasi sadakatle önemli noktalara getirilmesi bu "karşılıklı ağırlama" düzenini besler. Kentin dokusunu bilmeyenler birbirini odalarda ağırlarken, Foça’nın kadim sorunları o kapalı kapıların ardında yankı bulamaz.

    Yerel bir gazeteci veya bir sivil toplum kuruluşu bir yanlışı dile getirdiğinde, bu "birbirini ağırlayan yapı" hemen savunma mekanizmasını çalıştırır. Eleştiri, yapıcı bir veri olarak değil, o konforlu sofrayı devirmeye çalışan bir "saldırı" olarak görülür.

    Foçalı vatandaşların o sofrada kimin kimi ağırladığını, kimin kimin sırtını sıvazladığını eninde sonunda görmesi gerekmiyor mu artık?

    Gerçek belediyecilik ve yerel siyaset; odalarda birbirine methiyeler düzmek değil, kentin tozuna, çamuruna ve insanının derdine ortak olabilmek değil mi?

    Foçalılar bu "kapalı devre" talk show programında , ajanslardan gelen şakşakçılar gibi daha ne kadar alıkşlamaya devam edecek?

    Bu talk show bugün ülkenin kıymetli tv kanallarından biri olan HALK TV'de sabah saatlerinde yayınlanacak.

    İyi seyirler, iyi eğlenceler ve iyi uykular Foça.

    Yorumu sizlere bırakıyorum.

    Bu vesile ile hayırlı ramazanlar ve iyi pazarlar dilerim. 

    HAKAN DOĞANAY  I  FOÇA GÜNDEM Genel Yayın Yönetmeni  I  22.02.2026

    www.instagram.com/hakandoganayofficial

    www.instagram.com/focagundemnet