
FOÇAGÜNDEM - Eskiler, "Siyaset, ateşten gömlek giymektir," derler. Hele ki Foça gibi herkesin birbirini tanıdığı, sokaktaki fısıltının akşamına yankıya dönüştüğü bir yerde bu gömlek biraz daha fazla sıkar insanı. Bugünlerde Foça koridorlarında konuşulan asıl mesele, sadece belediye hizmetleri değil; CHP İlçe Başkanı Kenan Düzgün ile Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı arasındaki o sessiz ama derinden hissedilen doku uyuşmazlığı.
Siyasetin yazılı olmayan bir kuralı vardır: İlçe başkanı, partinin mutfağını yönetir; belediye başkanı ise o mutfaktan çıkan yemeği halka sunan vitrindir. Ancak bazen vitrindekilerle mutfaktakilerin damak tadı birbirine uymaz. İşte tam bu noktada, Kenan Düzgün gibi "parti terbiyesiyle" yetişmiş isimlerin omuzlarına büyük bir yük biniyor.
Kenan Düzgün, Foça’da beyefendiliği ve uzlaşmacı tavrıyla bilinen bir isim. Kendi dünya görüşü, öncelikleri ve bir "Foça hayali" var kuşkusuz. Ancak madalyonun diğer yüzünde, halk arasında performansı ve yönetim tarzıyla eleştiri oklarının hedefi haline gelen bir Belediye Başkanı, Saniye Bora Fıçı gerçeği duruyor.
Sokakta vatandaş dert yanarken, esnaf sitem ederken; bir ilçe başkanının tüm bunlara kulak tıkaması imkansızdır. Muhtemelen Sayın Düzgün de pek çok konuda Sayın Fıçı ile aynı fikirde değil. Belki de atılan bazı adımların partinin köklü geleneklerine veya halkın beklentilerine uzak olduğunu o da görüyor. Ama siyaset, sadece "ben haklıyım" demek değildir; siyaset, çatısı altında bulunduğun kurumu koruma sanatıdır.
Bir ilçe başkanı için en zor sınav, kendi doğrularıyla partisinin "yol haritası" arasında kalmaktır. Kenan Düzgün’ün bugün sergilediği tavır tam olarak budur: Kurumsal sadakat. Belediye Başkanı halk nezdinde ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, ilçe başkanı partisine olan aidiyeti gereği belediye başkanıyla kamuoyu önünde ters düşmemeye azami gayret gösterir. Çünkü biliyor ki; oradaki bir çatlak, sadece iki isim arasındaki bir kavga olarak kalmaz, CHP’nin Foça’daki kalesine vurulan bir darbe olur.Saniye Bora Fıçı'nın Belediye Başkanlığı sürecinde CHP Foça İlçe Başkanı'nın Başkan'a muhalif olanların desteklediği Kenan Düzgün olması CHP için büyük avantajdır.Şu an Esen Çeşmeci ya da Günal Biçer de CHP ilçe başkanı olsa aynı tablo yaşanacaktı.Ancak Başkan'ın desteklediği Serkan Kaplan veya Atila Çolak ilçe başkanı olsaydı (bu arada tenzi ediyorum hiçbir şahsi sıkıntım yok ayrıca Serkan yıllardır arkadaşımdır) içler acısı durumda olan Foça'nın istikbalinin daha da felaket olabileceği kanaatindeyim.
Ancak bu "sessiz kalma" hali, her şeyi onaylamak anlamına gelmiyor. Düzgün’ün iyi niyeti, Foça’nın huzuru için bir sigorta görevi görüyor. Belediye içindeki aksaklıklara veya yönetimsel hatalara karşı, partisinin yol haritasından milim sapmadan denge kurmaya çalışmak, aslında bir nevi "siyasi fedakarlıktır."
Sonuç olarak; Foça’da yerel yönetimin performansı tartışıladursun, Kenan Düzgün’ün bu süreçteki duruşu, bir partilinin nasıl olması gerektiğine dair ders niteliğinde. Eleştirileri sinesine çekip, partisinin bayrağını yere düşürmemek adına gösterdiği bu çaba, Foça siyaset tarihine "nezaket ve disiplin" notuyla geçecektir.
Peki, bu sabır nereye kadar sürer? Onu da zaman ve Foça halkının sesi belirleyecek.
HAKAN DOĞANAY I FOÇA GÜNDEM Genel Yayın Yönetmeni I 26.02.2026
www.instagram.com/hakandoganayofficial
www.instagram.com/focagundemnet