
FOÇAGÜNDEM - Bugün bayram... Sabahın ilk ışıkları pencereden süzülürken, mutfaktan gelen o tanıdık kızartma kokusuyla değil, kalbimdeki o ince sızıyla uyandım. Şöyle bir aynaya baktım; 1971’de başlayan bu yolculukta 55 yılı geride bırakmış bir yüz karşıladı beni. Şakaklarımdaki beyazlar, her biri bir bayram sabahının, bir dost meclisinin, bir gidenin ve bir gelenin izini taşıyor.
Hatırlar mısınız o günleri?
Bizim kuşağımız için bayram, haftalar öncesinden başlardı. O zamanlar her şey daha azdı belki ama biz çok fazlaydık. Bir bayramlık ayakkabı alınsa, o gece yastığın altına değil, tam baş ucumuzdaki komodinin üstüne konurdu. Gece boyu kaç kez uyanıp onlara dokunduğumuzu, yeni derisinin o keskin ama dünyanın en güzel kokusunu içimize çektiğimizi unutmak mümkün mü?
Sabahın köründe, baba ile birlikte gidilen bayram namazının ardındanaile büyüklerimizin elini öpmek için sıraya girdiğimiz o evin salonu... Annemizin titizlikle ütülediği, yakası kolalı gömleklerin içindeki o saf heyecan... Mendillerin arasına sıkıştırılmış, o dönemin en kıymetli hazinesi olan bayram harçlıkları... Şimdi o paraların miktarını hatırlamıyoruz belki ama o mendilin içindeki emeği, o elin sıcaklığını hala avuçlarımızda hissediyoruz.
Zaman ne çabuk geçti, değil mi?
Dün el öpen bizken, bugün el öptüren olduk. Sofranın en başındaki boş sandalyelere baktıkça boğazımız düğümleniyor, biliyorum. O güzel insanların, o büyük sofraların, "Nerede o eski bayramlar?" diyen o yaşlı seslerin kıymetini meğer ne kadar geç anlamışız.
Ama bugün sizi hüzne boğmak için değil, o hüzünden bir neşe devşirmek için yazıyorum bu satırları. Çünkü bayram, sadece geride kalanları özlemek değil; gidenlerin bizde bıraktığı o sevgiyi, bugünün çocuklarının gözlerine yerleştirmektir.
Evet, belki artık kapılar daha az çalınıyor, belki mesajlar bayram ziyaretlerinin yerini aldı. Ama biliyorum ki, bu yazıyı okuyan her birinizin içinde hala o 1970'li yılların bayram sabahı uyanan çocuğu yaşıyor. O çocuk hala umutlu, hala sevdiklerine sarılmak istiyor.
Hadi, bugün o çocuğu dışarı çıkarın. Küskünlükleri bir kenara bırakın, eski bir dostu arayın, o çok sevdiğiniz ama uzun zamandır sesini duymadığınız akrabanıza "Seni seviyorum" deyin. Çünkü hayat, bir bayram sabahı kadar kısa ve bir çocuk gülüşü kadar kıymetli.
Gözlerinizdeki yaşların mutluluktan olduğu, gönlünüzün eski bayramlardaki gibi huzurla dolduğu, sevdiklerinizle yan yana, omuz omuza geçireceğiniz muhteşem bir gün diliyorum.
Eskisi gibi, neşeyle ve hep beraber...
Hepinizin bayramı kutlu olsun!
HAKAN DOĞANAY I FOÇA GÜNDEM & FOG TV Genel Yayın Yönetmeni I 19.03.2026
www.instagram.com/focagundemnet
www.instagram.com/hakandoganayofficial