
FOÇAGÜNDEM - Geçtiğimiz hafta sonu Foça, aslında hepimizin heyecanla beklemesi gereken, deniz kültürümüz ve yerel gastronomimiz adına çok kıymetli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Sürdürülebilir Yaşam Derneği (SUYADER) öncülüğünde yürütülen "Buranın Balıkları" projesi kapsamında düzenlenen Yerel Balık Festivali, kağıt üzerinde kusursuz, niyeti açısından ise alkışı sonuna kadar hak eden bir işti.
Ancak ne yazık ki evdeki hesap çarşıya uymadı. Hafta sonu bittiğinde geride kalan; büyük umutlarla dükkanlarını, tezgahlarını açan ama yüzü gülmeyen esnaf ve "Biz bize eğlendik işte" tesellisiyle evine dönen Foçalılar oldu. Yani bir elinde cımbız bir elinde ayna kendin çal kendin oyna festivali oldu.Gelin, bu güzel fikrin neden hedeflenen rüzgarı arkasına alamadığına yapıcı bir pencereden bakalım.
Öncelikle yiğidi öldürüp hakkını teslim edelim: SUYADER'in kurguladığı içerik ve "yerel balık" vurgusu son derece vizyoner bir yaklaşımdı. Endüstriyel balıkçılığın denizleri kuruttuğu bir çağda, yerel türleri korumak ve bunu bir festivale dönüştürmek harika bir tasarımdı.
Fakat bir festivali "festival" yapan şey, sadece fikrin iyiliği değil, o fikrin kitlelerle buluşabilme kabiliyetidir. Bu noktada iki büyük bariyerle karşılaşıldı: Hava muhalefeti ve tanıtım yetersizliği.
"Bir kentin festivali, sadece o kentin sakinlerini ağırlıyorsa o bir festival değil, başarılı bir mahalle şenliğidir. Oysa Foça’nın ve bu projenin vizyonu çok daha büyük."
Havanın azizliğine elbette organizasyon komitesinin yapabileceği bir şey yoktu. Mart ayının sağı solu belli olmuyor. Ancak meteorolojinin günler öncesinden verdiği uyarılara karşı bir 'B Planı' en azından söyleşi, tadım, konser gibi etkinlikler için (kapalı alan entegrasyonu vb.) devreye sokulabilirdi.Keza bu festival daha önce de yine yanlış bir tarihe Ekim sonuna kurgulanmış, Foça'da yaşanan sel felaketi sonrasında ertelenmişti.
Asıl büyük sorun ise iletişimsizlik oldu. İzmir merkez başta olmak üzere çevre ilçelerde bu festivalin yeterince duyurulamamış olması, katılımı sadece kemik kitleyle sınırlı bıraktı. Hal böyle olunca:
Dışarıdan ziyaretçi çekilemedi,
İlçe esnafı hedeflediği ekonomik girdiyi elde edemedi,
Festival, kasabalının kendi kendine eğlendiği, dışa kapalı bir lokal buluşma olarak hafızalara kazındı.
30 yılı aşkın süredir hayatı festivallerde geçen bir profesyonel olarak SUYADER’in hevesinin kırılmasını kesinlikle istemem. Aksine, bu deneyimden dersler çıkarılarak projenin büyütülmesi gerektiğine inanıyorum. Bir sonraki organizasyon için şu adımlar hayati önem taşıyor:
Zamanlama ve Hava Durumu: Deniz ve açık hava temalı etkinliklerin riskli mevsimler yerine, stabil hava koşullarının olduğu dönemlere kaydırılması katılımı doğrudan artıracaktır.
Agresif ve Bölgesel Tanıtım: Sosyal medya ve yerel basın entegrasyonu sadece Foça sınırlarında kalmamalı. İzmir ve çevre illerdeki deniz ürünü meraklıları hedefli reklamlarla çok önceden yakalanmalı.İzmir Büyükşehir Beeldiyesi ile işbirliğine gidilmeli ve yakın ilçelerden ring otobüs seferleri düzenlenmeli.Turizm acentaları devreye sokulmal ve aynı Alaçatı Ot, Urla Enginar festivallerinde olduğu gibi haftasonu ve günübirlik festival turları düzenlenmeli.
Esnafla, STK'larla Ortak Akıl: Festival kurgulanırken ilçe esnafı sürecin sadece "izleyicisi" veya "tezgah açanı" değil, aktif birer pazarlama partneri haline getirilmeli.Restoran sahipleri, otelcileri, turizmcileri vs.
Sonuç olarak; Buranın Balıkları projesi harika bir tohumdur. Bu tohumun can suyu ise doğru iletişim ve profesyonel bir organizasyon kurgusudur. SUYADER'e ve Foça Su Ürünleri Kooperatifi'ne emekleri için teşekkür ediyor, bir sonraki festivalde rüzgarı arkalarına alacaklarına inanıyorum.
HAKAN DOĞANAY - FOÇA GÜNDEM & FOG TV Genel Yayın Yönetmeni 30.03.2026
www.instagram.com/hakandoganayofficial
www.instagram.com/focagundemnet
www.instagram.com/hakanla.geziyorum