
FOÇAGÜNDEM - Foça’nın kendine has bir ruhu vardır; rüzgarı sert, insanı ise bir o kadar saf, temiz ve yerlidir. Ancak bazen bu kadim topraklara, birileri gökten zembille iner ve taşları yerinden oynatır. Hüsnü Boztepe’nin Foça siyasetindeki varlığı, tam da bu "yukarıdan inme" senaryosunun en somut örneği olarak karşımızda duruyor.
Geçtiğimiz günlerde Foça'ya gökten zembille inenler yazımda Başkan Saniye Bora Fıçı'dan, Başkan Vekili ve İZBB Meclis Üyesi Ümran Gökçen'den, Belediye Başkan Yardımcısı Anıl Feroğlu'ndan bahsetmiş ama Sayın Boztepe'yi unutmuştum.Dün Belediye Başkanı'nın katılmadığı için başkanlık etmediği Şubat Ayı Olağan Belediye Meclis toplantısını izlerken Boztepe'den bahsetmemek diğer zembille inenlere haksızlık olur düşüncesi ile bir yazı kaleme almak istedim.
Not : Sayın Boztepe'nin eleştiriyi kaldıramadığı bir mizaca sahip olduğunu daha önceden tecrübe ettim.Kendisini eleştirdiğim bir yazımı yayınladıktan sonra araya insanlar koyup haber yollamalara, telefonla aradığı kişilere ben yanlarındayken hiddetli konuşmalarına vs'lere de şahit oldum. Üstüne üstlük seçim propagandası boyunca doğru dürüst Foça'da görülmeyen, sosyal medyasında bir tane bile Başkan adayı ile fotoğrafı bulunmayan Boztepe, benim yazımın ardından aynı gün apar topar Foça'ya gelmiş, 2024 Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Taner Acar ile fotoğraf çektirip yayınlamıştı.Eleştirilmeye tahammülsüzlük seviyesini siz anlayın artık.Dolayısiyle bu yazımda kelimeleri cımbız ile seçerek derdimi anlatmak istedim ki yine boş boş bir polemik yaşanmasın.
Foça sokaklarında esnafın nabzını tutan, denizin kokusunu ciğerine çekmiş, bu ilçenin her bir çıkmaz sokağını avucunun içi gibi bilen onlarca isim varken; listenin en başına "ithal" bir ismin kondurulması, sadece bir siyasi tercih değil, Foça’nın iradesine karşı yapılmış bir hamledir. Hüsnü Boztepe, tepeden inme Cumhur İttifakının listesinin birinci sırasına yerleşirken, Foça’nın kendi iç dinamiklerini ve yerel hafızasını adeta yok sayarak sahneye çıktı.
Siyasette az konuşmak bazen bir bilgelik göstergesi, bazen de stratejik bir sessizliktir. Ancak Boztepe örneğinde bu durum, "Az konuşan öz konuşur" düsturundan ziyade, bir profesyonel siyasetçi manevrasına dönüşüyor.
Çok konuşup hata yapmak yerine, sessiz kalıp çıkarların rotasını çizmek, gerçek bir profesyonel meclis üyesinin temel taktiğidir. Bu hikayede asıl mesele hitabet yeteneği değil, kapalı kapılar ardında yürütülen siyasi mühendisliktir.
Foça halkı kürsülerde samimi vaatler beklerken, karşısında sadece kendi ikbali ve görevlendirildiği siyasi parti için zemin hazırlayan bir figür bulmuştur.Bu figür İzmir'in farklı farklı ilçelerinde meclis üyeliği yapmıştır.Rüzgar bu sefer kendisini Foça'ya atmıştır.Rüzgarın adı bu sefer Ak Parti olmuştur.Rüzgarın adı bu sefer derken Sayın Boztepe'nin daha önceden CHP'li olduğunu İzmir'de sağır sultan bilmektedir.
Dün Belediye Meclis toplantısında kendisine nazaran meclise başkanlık eden arkadaşı Osman Yurtseven hariç herkes toy ve tecrübesiz üyeler olduğu için bol bol konuşmuş , herkesten rol çalmış ama konuştuklarından Foçalılar hiçbir şey anlamamıştır.Bu olaya, meydanı boş bulmak da denilebilinir. Az ve öz konuşmak yerine çok ve boş konuşmuştur. Bir ara konuşmasında geçmişte Nihat Dirim'den Ali İlçan'dan bahsederek kendisini Foçalıymış gibi gösterme çabası ise ayrıca manidardır.Yıllardır siyasetin içinde olan insanların çevresi tabi ki olacaktır ancak bu Foça'yı tanıyor anlamına kimseyi getirmez.Ayda bir kere Foça'ya gelerek meclis üyeliği yapılamaz.Foça'da tüm sıkıntıları Foçalılar yaşarken sıkıntıları biliyormuş gibi de rol kesemez.Siyasi partisinin istekleri üzerine yeri geldiğinde gözünü kırpmadan Kumburnu satışına onay verdiğini Foça'da kimse unutmuş da değildir.
Boztepe’nin Foça için bir "meclis üyesi" olmaktan öte, siyaseti bir meslek haline getirmiş profesyonel bir aktör olduğu aşikardır. Foçalı olmayıp Foçalıymış gibi davranmak, sadece bir rol kesme meselesi değil, aynı zamanda yerel halkın duygularıyla oynamaktır.
"Foça, siyaseti sadece bir basamak olarak görenlerin değil, bu topraklara gönülden bağlı olanların omuzlarında yükselmeyi hak eder."
Eski Foça’dan Yeni Foça’ya, Bağarası’ndan Gerenköy’e kadar her köşede emek veren, bu ilçenin derdiyle dertlenen insanlar varken; siyasi dengelerin bir getirisi olarak tepeden inme isimlerin karar mekanizmalarına hükmetmesi Foça’nın en büyük talihsizliğidir.Foça'ya adeta gökten zembille inen CHP Meclis Üyesi ve Başkan Vekili Ümran Gökçen ve diğer zembilli Hüsnü Boztepe'nin bu kasabayı bir de Büyükşehir Meclisinde temsil etmesi daha da büyük talihsizliktir.
Ak Parti , Belediye Meclisinde Ak Parti meclis üyesi Murat Yıldız'ı grup sözcüsü seçip çoğu zaman sırf konuşmak için konuşan, bazen önündeki hazır metni okuyan, zaman zaman gereksiz pofpoflamalara giren, laf kalabalığı yapan Sayın Boztepe'yi mümkün mertebe hiç konuşturmaması herkesi rahatlatacaktır kanaatindeyim.Sayın Yıldız dertleri, sıkıntıları bilen, çözüm odaklı, az konuşan, öz konuşan , konuşmak için konuşan bir karakter değildir.
Tüm bu yazdıklarım doğrultusunda ben Foça'da uzun yıllardır ikamet eden bir birey ve bir seçmen olarak Sayın Boztepe'yi hiç bir konuda kaale yani dikkate alamıyorum.Benim çevremde çok şükür, alan da yok zaten ... Foça'da dikkate alan var mı onu da açıkçası bilmiyorum.Yorum sizlerin olsun.
HAKAN DOĞANAY I FOÇA GÜNDEM Genel Yayın Yönetmeni I 05.02.2026
www.instagram.com/hakandoganayofficial
www.instagram.com/focagundemnet